Anasayfa \ Ana Menü \ YÖNETİM KURULU TOPLANTILARI \

24-25 Mart 2007 tarihlerinde Antalya Rixos Otelde gerçekleştirilen Yönetim Kurulu Toplantısı

Genişleyen DAP önyargıları kırdı.

Diyalog Avrasya Platformu kurulduğu günden beri üçüncü defa Yönetim Kurulu üyelerini 24-25 Mart’ta Antalya’da bir araya getirdi. Toplantıya Kurucular Kurulu üyelerinin yanında eksiksiz olarak bütün Avrasya ülkelerindeki Milli Komite Başkanları,  Milli Komite Sekreterleri ve Türkiye Milli Komite üyeleri katıldı.

Yapılan etkinliklerin dinlenmesi, ileriye dönük planların müzakeresi ve proje tekliflerinin değerlendirildiği toplantıya üyelerin ilgisi oldukça büyüktü. Toplantı açılış konuşmasını Türkiye Milli Komite Başkanı Prof. Dr. Naci Bostancı yaptı. Avrasya’nın eskiden zihinlerde sadece kitabi bilgilerden arta kalan izlenimlerden ibaret olduğuna dikkat çeken Bostancı, “Avrasya artık bizim için daha bir anlam kazandı. Artık Avrasya’yı gerçekleriyle biliyoruz.” dedi. İki gün süren toplantıyı Dönem Başkanı Rusya Federasyonu Milli Komite Başkanı ve Kurucular Kurulu üyesi Prof. Dr. Rostislav Borisoviç Ribakov yönetti.

Toplantıda bir ayrıntı da, Özbekistan’ın Kültür Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı seviyesinde katılım göstermesiydi. Bildiğimiz gibi Özbekistan DAP’a henüz tam üye değil. Geçen yıl düzenlenen 7. Genel Kurul Toplantısı’nda Özbekistan’ı Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Atabek Hasanov gözlemci sıfatıyla temsil etmişti. DAP’a olan ilgi Türkiye Milli Komitesinin Özbekistan gezisiyle üst seviyeye çıktı. Özbekistan Yazarlar Birliği Başkanı, Milletvekili ve Milli Şair Apdullah Aripov’un da ziyaret edildiği gezide tam üyelikle ilgili olumlu sinyaller alındı. Gerek Sayın Bakan Yardımcısı Azamat Kaydarov’un DAP ile ilgili görüşleri ve gerekse Kurul üyeleri ve özellikle Onursal Başkan ANAR’ın Özbekistan’ın bu seviyede katılımını olumlu bir başlangıç olarak değerlendirmeleri, “Özbekistan artık daimi üye olmak istiyor.” şeklinde bir kanat ortaya çıkardı.

Aileye yeni üyeler: Hindistan ve Çin

Toplantıyı farklı bir bakış açısıyla değerlendirme imkanı veren Dönem Başkanı Ribakov’un konuşması katılımcılardan destek gördü. Bilindiği üzere Diyalog Avrasya Platformu etkinlik alanı olarak, Türkçe ve Rusçanın etkin bir şekilde kullanıldığı merkezi Avrasya’yı gösteriyor. Bu nedenle “Avrasya bundan mı ibaret?” nevinden sorulara Ribakov bir açılım getirdi. Aslında ilk yıllarda Bulgaristan, Romanya, Bosna-Hersek ve Moğolistan gibi cumhuriyetler de üyeydi. Fakat reel sebeplerden dolayı bu ülkeler etkinliklere katılamaz, DA dergisi bu coğrafyalara gönderilemez oldu. Bu kez Ribakov Hindistan ve Çin’in de platforma üye yapılmasını, bu iki ülke olmadan ve eski üye ülkelerin de aktif katılımlarını sağlamadan Avrasya’yı düşünemeyeceğimizi gündeme getirdi. Üyelerin olumlu değerlendirmeleri Ribakov’un, Platformu “BM’den sonra ikinci büyük etkili uluslararası oluşum” diye nitelemesine sebep oldu.

Belki Platformun somut etkisi olarak değerlendirebileceğimiz diğer bir açıklama ise Azerbaycan Milli Komite Başkanı Nizami Caferov’dan geldi. Caferov platformun bu coğrafyada birlikte yaşama kültürü oluşturduğuna vurgu yaparak “Biz platform oluşmadan önce Ermenistan’la asla bir araya gelmeyeceğimizi düşünürdük. Fakat etkinliklere katıla katıla Ermenistan ile de bir arada yaşayabileceğimiz, ortak projeler geliştirebileceğimiz kanaati hasıl oldu.” dedi. Platformun oluşum amaçları arasında yer alan, “bir diğerini en az kendisi kadar değerli görme” ilkesini, sayın Caferov’un bu cümlesiyle hatırlamakta fayda var.

Önyargılar kalktı, DAP markalaşıyor

Avrasya daha çok okumaya ve okunmaya ihtiyaç duyuyor. Zira her geçen gün biraz daha birbirimizi tanırken, öğrenecek ve paylaşacak çok şeyimizin olduğunun farkına varıyoruz. Platformun bu zamana kadar düzenlediği bilimsel toplantılar, alınan karar gereği bir marka olma yolunda. Bundan sonra düzenlenecek toplantılar “Avrasya Toplantıları” adı altında düzenlenecek. Diğer bir gelişme ise periyodik olmak üzere tesis edilecek “Çalışma Toplantıları.” Bu toplantılarda, uzman kişiler fikir jimnastiği yapacak, bir konu en ince detayına kadar masaya yatırılacak.

On yıldır çeşitli vesilelerle bir araya gelen Avrasya aydını, gazetecisi, akademisyeni ve inisiyatif sahiplerinin bundan sonraki ilişkilerin daha organizeli olması yolundaki kanaatleri dikkat çekiyor. Karşılıklı kaygılar ve endişeler yerini samimi görüşlere ve bazen de itiraflara bırakıyor.

Bu konuda önemli bir anekdot olarak, 2007 yılı başında Rusya Federasyonu’ndan Türkiye’ye gelen basın mensupları ziyaretine atıf yapmak istiyorum. Geçmişi oldukça eski bir tarih dergisi olan Rodina editörlerinden Tatyana Filipova “medya olarak iki toplumu birbirimize nasıl anlatıyoruz” başlığıyla şunları itiraf ediyordu: “Dergimiz dosya konularıyla ilgili bir çalışma yaparken ‘Düşman bildiğimiz kişileri nasıl karikatürize ediyoruz?’ adıyla oluşturulan komisyonda Türk ve Japon tiplemelerinden sorumluydum. 20. yüzyıl başlarında bu iki tipten Türkler; oldukça yaşlı, itici ve kaba bir adam ve arkasında yaşlı bir imparatorluk şeklinde karikatürize edilirdi. Zira Türklere, Türki halklara ve Müslümanlara yardım eden, onları ayaklandırabilecek potansiyel bir millet olarak mesafeli duruyorduk. Bugün bu tiplemelerin ne kadar da yanlış olduğunu görüyoruz.” Bu nedenle bu gibi toplantıların büyük faydası var.

Türkçe ve Rusça DA okulunun iki dili

Gerek küreselleşme ve gerekse önyargıların ortadan kalkmasıyla halklar arası gelip gitmeler ve ikili işbirlikleri artıyor. Haliyle kimi kültürler etkilerken, kimileri etkileniyor. Bu konuda dikkati çeken, yerel kültürlerin tarihi köklerinin ve edebi niteliklerinin ne kadar derinlerde olduğu ve bugüne ne kadar yansıdığı. Zira buna bağlı olarak etkiliyor ya da etkileniyorsunuz. Haliyle, 20. yüzyıl boyunca eski Sovyet kültüründen kimi cumhuriyetler oldukça fazla etkilendi. Bugün bazı kültürler ve buna bağlı olarak dillerin yok olma tehlikesi yaşadığı toplantıda gündeme geldi. Bu, Avrasya’nın kendi içindeki bir problem; yani karşılıklı etkileşme. Bir de Avrupa dillerinin son zamanlarda sokaklarda bile konuşulur olması gibi bir durum var ki, Sayın Ribakov’un tabiriyle, Rusça yakın coğrafyadaki kimi dilleri etkisi altına alırken, kendisi İngilizcenin tuzağından kurtulamıyor. Toplantıda hararetli bir tartışma sonunda milli komitelere bir komisyon oluşturmaları ve bu konunun ortaklaşa tartışılması amacıyla görev verildi.

Bildiğimiz gibi DA dergisi dil konusunda bir temsil niteliğine sahip. Çünkü ilk sayısından beri Rusça ve Türkçe birlikte yayın yapıyor. Milli diller konusunda derginin de üzerine düşenleri yapması prensip kabul edilirken, yerel sayılar adı altında yayınlanan eklerin ciddi bir açıklığı kapattığı vurgulandı. İlk toplantılardan beri Platformun çok dilli olması hedefleniyordu. Çok dilli toplantılar, dergiler, web sayfaları vs bu güne kadar en üst perdeden gündeme taşındı. Bu konuda hep BM örnek gösterildi. Ama ekonomik sebepler, lojistik sıkıntılar ve haber akışındaki yavaşlık şimdilik en sık ve en yaygın bilinen iki dili başat kıldı: Türkçe ve Rusça. Bugün kimi zorluklar aşılmışa benziyor. Zira artık Kazakistan’da Kazakça, Kırgızistan’da Kırgızca periyodik ekler hazırlanarak ana dergiyle birlikte okuyucuya ulaştırılıyor. Derginin bu haliyle bir okul niteliği taşıdığı, bu nedenle Türkçe/Rusça dil yapısının korunması gerektiği vurgulanan diğer önemli konular arasındaydı.

Şimdi başa dönüp Sayın Ribakov’un katılımcılarca benimsenen “Hindistan ve Çin’in de platforma üye yapılması ama Balkanların da unutulmaması gerektiği” görüşünü hatırlayacak olursak, bu yıl yapılan Yönetim Kurulu Toplantısı daha verimli ve ilkeliydi. Zira milli komitelerden, alan ve coğrafyalarına dönük problemlerini sorumluluk anlayışıyla savunma, görevler alma ve ellerini taşın altına biraz daha fazla sokma konusunda isteklilik ve kararlılık vardı.

Cengiz Şimşek
DA dergisi Genel Yayın Koordinatörü

Konu hakkında yayınlanmış haber yazısı:


DAP Yönetim Kurulu Toplandı
 _____________________________________________
Diyalog Avrasya Platformunun 24-25 Mart 2007  tarihlerinde Antalya Rixos Otelde gerçekleştirdiği Yönetim Kurulu Toplantısında Avrasya’nın dünyaca tanınan aydınları bir araya geldi. Rusya’dan Rostislav Rıbakov, Azerbaycan’dan ANAR, Kazakistan’dan Muhtar Şahanov ve Platformun yönetim kurulunu oluşturan pek çok değerli sima toplantıda hazır bulundu. Genel Sekreter Erkam Tufan Aytav’ın sunumunun ardından dönem başkanı Rostislav Rıbakovun bu güne değin yapılmış çalışmaları değerlendirdiği açılışla hararetli bir çalışma başlattı.
__________________________________________________________________________
 
Avrasya’nın ve dünyanın mevcut problemleri ile bunlarla baş etme yollarını tartışan katılımcılar, global problemlere gerçekçi çözümlerin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.
 
DA’nın sloganı olan “Diyalog ‘EVET’ ile başlar” deyiminin çok güzel ve bir o kadarda gerçekleşmsi zor bir durum olduğunu söyleyen Rıbakov, sözle bir ilerme kaydetmenin güç olduğunu Söz uçar ama yazı baki kalır düsturunca Platformun yazılı medyaya sunduğu DA dergisinin olumlu gelişmelerin hayata geçirilmesi açısından büyük bir şans olduğunu söyledi.
 
Muhtar Şahanov’un dilde yaşanan problemleri dile getirdiği konuşması hararetli tartışmalarıda beraberinde getirdi. Çoğunlukla Rusça’nın BDT ülkelerinde dilde yarattığı dejenerasyonun pek çok milleti sardığını ve ülkelerin kendi dilleri olmadıkça var olmalarının mümkün olamayacağını vurguladı. Gazeteci-yazar Ali Bulaç, diyaloğun çerçevesine ve yazılması gereken kapsamlı bir diyalog kitabının hazırlanmasın ihtiyaç duyduğunu belirtti.
 
DAP Türkiye Milli Komite Başkanı Naci Bostancı’da diyalog konusunda yapılacak adımların çok önemli olduğuna ve Diyalog Avrasya Platformunun çok ciddi bir misyon üstlendiğinin altını çizdi. Toplantıda söz alan diğer konuşmacılarda gündem konularını değerlendirerek görüşlerini sundular.
 
Proramda söz alan diğer konuşmacılar şöyle: Garufulla Esim, Prof. Dr. Asan Ormuşov, Hüseyin Gülerce, Prof. Volodemır Sergeycuk, Nizami Caferov, Valeri Renite, Mihman Bahti, Naci Bostancı, Murat Bilhan, Harun Tokak, Bülent Aras, Gökhan Bacık,Naci Tosun
 
Programın ilk günü aynı zamanda Platform dönem başkanı Rostislav Rıbakov'un doğum günü olması münasebeti ile başkan onuruna Rixos otelin özel olarak hazırladığı pastalı bir kutlama gerçekleşti.
 
DA

Toplantı hakkında diğer Diyalog Avrasya: Avrasya'da çatışma değil, barış istiyoruz 
Temelleri 1998'de Avrasya coğrafyasının gazetecileri ve yazar kuruluşlarının İstanbul'da bir araya gelmesiyle atılan Diyalog Avrasya Platformu (DAP), kurulduğu günden bu yana çatışmanın yerine barışı ikame etmek için faaliyet gösteriyor.
 
Platformun Antalya'da yaptığı iki günlük toplantıda, Avrasya ve dünyaya önemli mesajlar verildi. Özbekistan Kültür Bakanı Yardımcısı Haydarov Azamat'ın "Aynı geleceği paylaşıyoruz." vurgusunu, platformun dönem başkanı Rus Profesör Rastislav Ribakov'un "Dünyada yaşanan kavgalara kalkan olacağız." ifadeleri destekledi. DAP Genel Sekreteri Erkam Tufan Aytav ise amaçlarını şöyle özetledi: "Avrasya'nın çatışma alanı değil, diyalog, barış ve huzur sahası olması için çalışıyoruz." Üye ülkelerin temsilcilerinin görüşlerini dile getirdikleri DAP yönetim kurulu toplantısı, Rixos Beldibi Otel'de yapıldı.
 
Barış mesajlarının ön plana çıktığı toplantıda konuşan DAP Onursal Başkanı ve Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı Anar Rızayev Resuloğlu, "Dünyayı tehdit eden en büyük felaket olan terörizmle mücadele devletlerin işidir; ama manevi terörizm ve yozlaşmayla biz mücadele edeceğiz." dedi. Rus Şarkiyat Enstitüsü Başkanı Ribakov, "DAP, ahlaksızlığı ve şiddeti karşısına alan bir platformdur." diye konuştu. DAP Türkiye Milli Komite temsilcisi Prof. Naci Bostancı, bürokratik değil insanî temelde faaliyet gösterdiklerini kaydetti. DAP Türkiye Milli Komite Üyesi Ali Bulaç ise platforma, İran ve Hindistan'ın yanında Doğu Avrupa ülkelerinden daha fazla katılım olması gerektiğini söyledi.
 
Işık Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Aras, "DAP, entelektüel bir birikim ortaya çıkarıyor." dedi.
 
Tacikistanlı yazar Mihman Bahti, yapılan tartışmalarda Mevlana Celalettin Rumi'nin felsefesinin kabul görmesinin sevindirici olduğunu söylerken, Kırgızistan Milli Komite Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Asan Ormuşov çalışmaların duyurulması için uluslararası bir ödül töreni düzenlenmesini istedi. Toplantıda 'dil' konusunda hararetli tartışmalar yaşandı.
 
Ünlü Kazak yazar Muhtar Şahanov, Kazakların çoğunluğunun dillerini bilmediklerini belirtti. Şahanov'a Azerbaycan milletvekili Nizami Caferov'dan destek geldi: "Ülkeler dillerini muhafaza etmeli." Konuşmaların ardından nisan ayında Ukrayna'da 'Kültürlerarası Diyalogdan Birlikte Yaşamaya, Medya ve Eğitimin Rolü' başlıklı bir konferans düzenlenmesi, ayrıca 2007 yılında dil konusunda bilimsel bir konferans yapılması kararlaştırıldı.
 

Emre Soncan / Zaman

06.11.2007 14:21
Yorumlar : 0 Yorum yapildi.
+++++
Yorum bulunamadi
Yorum Yapin
Adiniz Soyadiniz  
e-Posta
Beni Hatirla
Verdiginiz Puan
Yorumunuz
Guvenlik Numarasi > Soldaki numarayi, sagdaki kutucuga yaziniz
Bu Sitede Yayinlanan Hersey Diyalog Avrasya Platformu'na Aittir. Izinsiz Hicbirsey Kopyalanamaz ve Kullanilamaz 2007 ©. Site Kullanim Klavuzu   |   Copyright   |   Iletisim